Haber

Maden işçilerinin direnişi: Çakır ve Aksu neden tutuklandı?

Yıldızlar SSS Holding’den alacakları için Ankara’da eylem yapan Eskişehir Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin direnişi sürerken, Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ile sendikanın Eğitim ve Örgütlenme Sorumlusu Başaran Aksu dün tutuklandı.

DW Türkçe’nin ulaştığı Ankara 2’nci Sulh Ceza Hakimliği’nin tutuklama kararında, iki sendikacının üzerlerine atılı “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçunu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu belirtildi.

Şüphelilerin kendilerine ait ve herkes tarafından görülebilen sosyal medya hesaplarından yaptıkları zincirleme paylaşımlarda demokratik hak arama ve eleştiri sınırlarını aştıkları öne sürüldü.

Hakimlik, şüphelilerin sendikal konumları ve kitleler üzerindeki sevk ve idare yetkinliklerini de göz önünde bulundurarak, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme amacıyla hareket ettiklerinin görüldüğü” değerlendirmesinde bulundu.

Başaran Aksu ve Gökay Çakır sosyal medya paylaşımlarıyla suçlanırken, tutuklama kararında “delillerin henüz toplanmadığı ve kaçma şüphelerinin bulunduğu” yazıldı.

Hakimlik, tutuklama kararı açıklandığı sırada Başaran Aksu’nun “Kahrolsun holdingci yargı, hepiniz yargılanacaksınız” dediğini de tutanağa yazdı.

Başaran Aksu savunmasında ne dedi?

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Eğitim ve Örgütlenme Sorumlusu Başaran Aksu, savcılık ifadesinde üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini vurguladı.

10 Ağustos 2026 tarihinden itibaren Ankara’da bulunma amacının Doruk Maden İşçileri ile Elâzığ Eti Gümüş Maden İşçilerinin tazminatları, ihbarları ve alacaklarını alamamış olmaları olduğunu söyledi. Aksu, “Yaklaşık 16 gündür yoğun baskı altında eylemimize devam ettik. Bu eylem süresince sekiz kere gözaltına alındım” dedi.

Altı farklı X paylaşımıyla suçlanan Aksu, “Bu mesajları atmış olma sebebim milyonların yoksulluk içerisinde olduğunu görmem, yüzlerce işçi ile onların sorunlarını dinlemem, bu haliyle onların hak arayışı içerisinde olmam sebebiyledir. İktidardan, muhalefetine, holdinglerinden sarı sendikalarına kadar sistematik eleştiri felsefi bir konum içerisindeyim” diye konuştu.

Paylaşımlarında halkı kin ve düşmanlığa tahrik amacıyla hareket etmediğini belirten Aksu, “Bu atmış olduğum tweetlerde halkı kin ve düşmanlığa tahrik amacıyla hareket etmedim. Tam tersi işçilerin bir bütün halinde haklarının korunması için bir araya getirme amacım vardı” dedi.

“Sabahattin Yıldız sözünü tutmadı”

Başaran Aksu, hakimlik ifadesinde ise dört aydır maden işçileri, EÜAŞ işçileri de eklenerek hak mücadelesi yürüttüklerini belirterek, “Üç bakan yardımcısı ile benim de katıldığım bir toplantı oldu. Ben sendikanın eğitim ve örgütlenme sorumlusu olarak katıldım. Daha önce de Meclis’te sendikamızın taraf olduğu toplantılar oldu. 6 bin Soma işçisinin tazminatını iki buçuk yıllık mücadele ile ödettirdik. On binlerce işçi aynı anda hak mücadelesini yürütüyoruz. Diğer işletmelerin işçileri de bizlere ulaştılar. Bir direniş süreci yönetiyoruz” ifadelerini kullandı.


Doruk Madencilik ve Elazığ Eti Gümüş işçileri yaklaşık 20 gündür haklarını alabilmek için protesto eylemleri düzenliyorFotoğraf: Efekan Akyuz/REUTERS

Holdingin sahibi Sabahattin Yıldız’ın üç bakanlık huzurunda verdiği sözü tutmadığını belirten Aksu, “Çalışma Bakan Yardımcısı Faruk Bey’le görüştük, sözünün arkasında, Enerji Bakanlığı’yla görüştük, sözünün arkasında, işçilerin kıdemlerini, emeklilik tazminatlarını ödememektedir” dedi.

“Cumhurbaşkanı ile görüşmek istiyoruz”

Cumhurbaşkanlığı ile görüşmek istediklerini belirten Aksu, “Oradan dönüşler oldu ve işçilerin de sorunu bir an önce çözülsün, aileler geliyor, çoluk çocuk Ankara’dalar. Bu paralara muhtaçlar. Enerji Bakanlığında yaptığımız toplantıda bakanımız bize teşekkür etti” ifadelerini kullandı.

Aksu, yargılandığı tweetlerden bir tanesinin “Halk neden yoksul, çünkü holdinglere aktarılıyor bu para” olduğunu anımsatarak, “12 Eylül’den bugüne holdinglerin sürekli zenginleştiği bellidir. Aynı zamanda halk giderek yoksullaşmaktadır” görüşünü dile getirdi.

Gökay Çakır’ın 22 yıllık maden işçisi başkanı olduğunu anımsatan Aksu, “Ben işçilerden yana devletin tutumunu, işçilerden yana bakanlıkların tutumunu, holdinglerin zenginleşmesini, halkın yoksullaşmasını işlemek zorundayım. Eğer bu suçsa ben bunu seri bir şekilde işledim bugüne kadar” ifadelerine yer verdi.

“Bir gün gözaltına alınıyoruz, iki gün mevcutlu tutuluyoruz”

Eylemler nedeniyle sürekli gözaltına alındıklarını da anımsatan Aksu şunları söyledi:

“Bir gün gözaltına alınıyoruz, iki gün mevcutlu tutuluyoruz. İmza atmaya gidiyoruz. Telefonumuza el konuyor, işçinin bizimle iletişimi kesiliyor. Bir hakim, bir savcı, bir emniyet müdürü, bir vali, vali bizim hakkımızda yasaklama kararı aldı. 15 günlük eylem yasağı kararı aldı. Bu işçiler ne yapacak, hangi platformda dile getirecek.”

Ömrünün 35 yılını gece gündüz işçi mücadelesine verdiğini belirten Aksu, “Tutuklama talebinin arkasında da Cumhurbaşkanlığını biz muhatap olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ile görüşecek üç tane madenci yargılama konusu yapılamaz. Bakanlıklar çare üretemiyorlar. Bizim bu irademiz cezalandırılmak isteniyor. Böyle bir şey için seve seve yatarım” ifadelerini kullandı.

Gökay Çakır’ın yargı dışı bırakılması gerektiğini ifade eden Aksu, “Cezalandırılması gerekecek birisi varsa benim. Halkı birleştiren, halkı bilinçlendiren bir davranış biçiminde oldum ömrüm boyunca” dedi.

“Onur duyarım”

“Asgari ücretin 28 bin lira olmasına, emekli ücretine ses çıkarmayan sarı sendikalar alkışlanacak, yatlarda katlarda ağırlanacak, işçilerde emekçilerle oturup kalkanlar cezalandırılacak, ben böyle bir şeyin parçası olduğum için onur duyarım” diyen Aksu, savunmasının sonunda şunları kaydetti:

“Son olarak şunu eklemek isterim, eğer halk kinlenmiyorsa halk kendini tartışmalıdır. Bu tweetlerden yargılandım, adli kontrol aldım. Aynı tweetler şu an önüme konuldu. Bize düşmanlık yapılacaksa harbice yapılması lazım. Suçsuzum. Serbest bırakılmamı istiyorum.”

Gökay Çakır: Madenciyi savunmayıp neyi savunacağım

Soma’da gözaltına alınan ve hakimliğe SEGBİS aracılığıyla bağlanan Gökay Çakır, 22 yıl madende çalıştığını anımsatarak, “Bu arkadaşlarımızın haklarının nasıl yendiğini çok iyi bilirim. 22 sene sonunda emekli maaşım 23 bin 700 TL’dir. Kendi çalışma arkadaşlarımın bunları yaşamaması için sendika kurduk” dedi.

“İşçi sınıfı adına patronlarla kavga ediyoruz ama haklarımızı savunmak içindir” diyen Çakır, “Yerin altında çalışan madenci kardeşlerim mağdur olmaktadır. Bunu savunmayıp neyi savunacağım. Bu sendikanın genel başkanıysam bu arkadaşlarımı savunmak zorundaydım. Paylaşımlarım işçilerin hakkını savunmak içindir. Elektriğini ödeyemeyen, yoksulluk çeken işçiler görüyorum. Bu sendikanın başkanlığını yürütüyorum. Cezaevine girecek bir suç işlediğimi düşünmüyorum. Elbette karar sizindir, kararlarınıza da saygı duyarım” ifadelerini kullandı.

“Altı kez gözaltına alındım, üç kez mevcutlu alındım”

Çakır, “Bin insanı mağdur edeceğimize bir insanı mağdur edebiliriz. Şikâyet edilen patronun hakim karşısına çıktığını görmedim. Altı kez gözaltına alındım, üç kez mevcutlu alındım. Ben beraatimi istiyorum” dedi.

“Haklıysa bir işçi, ben her şeyi göz önüne alırım” diyen Çakır, “Meseleleri elbette masada çözmek isterim ama bazen masada çözülmeyen şeyler eylemle çözülmektedir. İşçi arkadaşlarım haklarını alsınlar, evlerine mutlu gitsinler. Bu benim için onurdur, gururdur” ifadelerine yer verdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu